1 Kasım 2009 Pazar

bardaklar ve karışıklık


Uzun zaman, olur. Zaman hep uzun olur zaten. Böylece kafa karışır, yapılanlar, söylenenler, dinlenenler silikleşir. Her şey birbirine girer, birbirinde erir, birbirinden artar, eksikleri doldurur, fazlalıkları törpüler. Uzun zaman, olur. Meğer ki kafalar nasıl karışsın?


Şimdi masada iki bardak varmış. Muhteviyatlar benzer ama olası etkiler farklı. Zaten şeylerin kimseler üzerinde farklı etkileri vardır. Tıpkı kimselerin kimseler üzerinde farklı etkiler bırakması gibi.

Bazen, çok uzun zaman geçirince kendimizle, başkalarına yer kalmaz içimizde. Bazen de o kadar kalabalık olur ki içimiz, kendimizi koyacak yer bulamayız. Kalabalıkları tırpanlamak için içimizi dökmekse, her zaman işe yaramaz.

Masadaki bardaklar öylece durur. Siz istemedikçe ne eksilir ne artarlar. Kafa karışıklığı başkadır. Siz istemedikçe artar, siz uğraştıkça derinleşir...
***
Görsele karışmak için